İnsanların yaşamlarını uzun sürdürebilmeleri için sağlıklı olmak tamamıyla baş faktördür. Fakat sağlık sorunlarımızın ne zaman başladığını, ne zaman ciddi tehlikeler oluşturabileceğini bilemiyoruz. Bu makalemizde böbrek yetmezliği nedir ve böbrek yetmezliğinin insanlarda olma riskinin nelere bağlı olduğunu inceleyeceğiz.

Böbrekler alt sırtınıza doğru bulunan bir çift organdır. Omurganın her iki tarafında bir böbrek bulunur. Sağ ve sol yanda bel bölgesinde bulunan böbrekler fasulyeye benzeyen şekli ile karnın arka duvarını oluşturan kasların hemen önünde bulunan kırmızı-kahverengi organlardır. Sağ böbrek üzerinde karaciğer olması nedeniyle sol böbreğe göre biraz daha düşüktür ve birazcık ufaktır. Sol böbrek diyaframın altında dalak organının arkasındadır. Her iki böbreğin üst kenarlarında böbrek üstü bezi (adrenal bez, surrenal bez) adı verilen ve vücut için çok önemli hormonları üreten salgı bezleri vardır.
Böbreklerin görevi; Kandaki zararlı maddeleri filtre etmek ve nitrojen içeren amonyum ve üre gibi maddeleri de idrar şeklinde atmaktır. Ayrıca vücudun asit- baz dengesi ile tuz ve su dengesinin sağlanması ve devamlılığından da sorumludur.Böbrekler kan yapıcı hormonları salgılar.Kan basıncı (tansiyon) kontrolünde etkili olan Renin isimli enzimi de salgılar. Vücudumuza alınan D vitamininin kullanılmasını sağlayarak kandaki kalsiyum – fosfor seviyesini dengeler ve sağlıklı bir kemik yapısının olmasına katkıda bulunur.

BÖBREĞİN YAPISI
Kalbin her atımında kanın 1/6’sı böbreklere gelmektedir. Bu sebeple böbrek ameliyatları ya da yaralanmaları son derecede kanlı olabilmektedir. Bir böbrek boyuna ortadan yarıldığında iki farklı yapıdan oluştuğu görülür; birinci kısım”parenkim” denen idrarı üreten kısımdır, kırmızımsı görünümdedir. İkinci kısım yapılan idrarı ileten kısımdır, bu kısma ”toplayıcı” kısım denir, beyazımsı görünümdedir. Parenkim kısmında üretilen idrar önce böbrek içinde kaliks denen, kadeh görünümdeki yapılara gelir, oradan pelvis denen böbreğin havuzcuğuna iletilir, oradan da mesaneye idrarı ileten üreter denen kanala geçer.

BÖBREK SAĞLIĞINI OLUMSUZ ETKİLEYEN FAKTÖRLER,
İdeal tuz miktarını aşmak: Tuz vücut için önemli, ancak aşırı tüketimi kan basıncını yükselterek böbreklerde aşırı yük oluşturuyor. Ayrıca tuz alımı yüksek olduğunda böbreklerin aşırı tuzu atmak için daha fazla çalışmaları gerekiyor. Bunların sonucunda da böbrek yetmezliğine kadar gidebilen önemli hasarlar oluşabiliyor. Bu nedenle uzmanlar günlük tuz tüketiminin yaklaşık 5 gram olması gerektiğini belirtiyorlar ve bu da yaklaşık bir çay kaşığı tuza denk geliyor. Deniz, kaya ve diğerleri, adı ve kökeni ne olursa olsun sofra tuzu sodyum klorür olduğu için tüm tuz çeşitlerini dikkatli tüketmek çok önemli.

Yetersiz su içmek: Böbreklerimizin işlevlerini yerine getirebilmeleri için yeterli su tüketmek çok önemli. Su idrar, ter ve dışkı aracılığıyla toksinlerin uzaklaştırılmalarını sağlıyor, vücut sıcaklığını ve kanın yoğunluğunu kontrol ediyor. Yeterince sıvı almazsak toksinler kanda birikiyor. Bunun sonucunda da böbrek taşları, çok daha önemli böbrek yetmezliği gelişebiliyor. Su alımındaki en basit yaklaşım, yazın en az 2 litre, kışın en az 1.5 litre su içmek gerekiyor.
Fazla kafein tüketmek: Kafein kan basıncını yükseltiyor, böbrekte kalsiyum taşlarına ve proteinüriye neden olabiliyor.
İdrarı mesanede tutmak: İdrarı mesanede tutmak da böbrekleri tehdit ediyor. İdrar düzenli olarak mesanede tutulduğunda idrar yolu enfeksiyonu ve mesane kaslarında gevşeklik oluşabiliyor, bunun sonucunda da böbrek taşları, hatta böbrek yetmezliği gelişebiliyor.

Magnezyum içeren besinleri tüketmemek: Yeterince magnezyum alınmazsa kalsiyum böbreklerden geri emilemediği için idrarla vücuttan daha çok atılıyor, bu durum da böbreklerde kalsiyum taşının gelişmesine neden olabiliyor. Düzenli olarak yeşil yapraklı sebzeler, fasulye, kabak ile ay çekirdeği, fındık ve badem tüketmek vücuda yeterince kalsiyum alınmasını sağlıyor. Örneğin günde 100 gram kabak çekirdeği tüketmek günlük magnezyum ihtiyacımızın yüzde 100 ünü karşılıyor.
B6 Vitamin eksikliği: B6 vitamini eksikliği böbrek taşı riskini artırıyor. Dolayısıyla böbrek sağlığı için günlük olarak en az 1,3 miligram B6 vitamini öneriliyor. Bu vitaminin en zengin kaynakları ise balık, nohut, sığır karaciğeri, patates ve narenciye dışı meyvelerdir.
Şeker: Şeker obeziteye katkıda bulunmasının yanı sıra böbrek hastalığının ilk iki nedeni olan hipertansiyon ile diyabetin oluşma riskini artırıyor. Hipertansiyon da böbreklerin baş düşmanlarından biri olarak nitelendiriliyor.
Uykusuz kalmak: Böbrek fonksiyonu, böbreklerin iş yükünü 24 saat boyunca koordine etmeye yardımcı olan uyku-uyanma döngüsüyle düzenleniyor. Böbrek dokusu gece boyunca yenileniyor. Vücut, hasar görmüş böbrek dokusunu onarmak için uyurken çalışıyor; bu nedenle vücudu uykusuz bırakmak hem sağlıklı organa zarar verebiliyor, hem de hasar görmüş organda iyileşmeyi güçleştiriyor. Yapılan bir çalışmada kronik uyku bozukluğunun böbrek yetmezliği olan hastalarda, hastalığın seyrini hızlandırdığı saptanmış.

Sigara: Sigara, kan basıncını arttırıyor, kan akışını azaltıyor ve kan damarlarını daraltıyor. Bu etkileri sonucunda da böbrek işlevlerinin kaybedilmesini hızlandırabiliyor ve mevcut böbrek hastalıklarını kötüleştirebiliyor. Yapılan çalışmalara göre sigara tüketimi böbrek hasarını arttırıyor ve kronik böbrek hastalığının seyrini en az yüzde 30 hızlandırıyor.

BÖBREK YETMEZLİĞİ NEDİR?
Böbrek yetmezliği, böbrekleriniz atıklarınızı kanınızdan yeterince filtreleme yeteneğini kaybettiğinde ortaya çıkar. Birçok faktör böbrek sağlığınıza ve işlevinize müdahale edebilir. Böbrekleriniz filtreleme yeteneklerini kaybettiğinde, tehlikeli düzeylerde atık birikebilir ve kanınızın kimyasal yapısı dengesiz olabilir. Dünyada ve ülkemizde pek çok kişiyi tehdit eden kronik böbrek yetersizliği, belirtileri dikkate alınmadığı ve tedaviye başlanmadığı takdirde ölüme varan sonuçlara neden olabiliyor. Kronik böbrek yetmezliği aniden değil süreç içerisinde meydana gelir.Hastalık, gün geçtikçe ilerleyen böbreklerin fonksiyon kaybı sonunda böbrekleri tamamen çalışamaz hale getirebilir.
BÖBREK YETMEZLİĞİNİN NEDENLERİ:
Böbrek yetmezliğinin en baskın nedeni diyabet hastalığıdır. Diyabet böbrek içindeki ince damarlarda yapısal bozukluğa ve tıkanıklığa yol açar. Tüm organları ve damarları etkileyen diyabet, kontrol altına alınmadığı zaman damarsal bir yapıya sahip böbreklerde hasar yaratır.
Fazla kilolu olmak böbreğin içinde yer alan kılcal damarlardaki basıncı artırarak idrarda protein kaçağına yol açar. Kilo vermek damarlardaki yükü azaltır ve böbrekleri korur.
Yaş ilerledikçe tüm damarlar yaşlanır. doğal olarak kılcal damarlarıdan çok zengin olan böbrekler de bu süreçten çok etkilenirler. Damar sertliği artıkça,böbreklerin süzme işlevi de yavaşlar .
Böbrek hastalıkları genetik geçişli de olabilir. Böbreklerde kist oluşumu, idrar kanallarında tıkanıklık,böbrek boyutlarının küçük oluşu gibi yapısal değişiklikler ailenin bir çok bireyinde gözlenebilir. Tekrarlayan böbrek taşları da kalıtsal özellik gösterebilir
Bağışıklık sistemi ile ilgili bazı hastalıklar, kullanılan ilaçların yan etkileri ya da enfeksiyonlar, böbreğin antijenik yapısını değiştirir. Vücudu savunan yapılar, böbrekteki bu değişiklik nedeniyle organı yabancı olarak kabul ederek ona saldırmaya başlar. Erken dönemde fark edilmeyen bu durum ilerleyen yıllarda böbrek yetmezliğine neden olabilir.

BÖBREK YETMEZLİĞİ TEDAVİSİ
Diyaliz,filtreler ve bir makine kullanarak kan arındırır. Makine böbreklerin işlevini yerine getirir. Diyaliz türüne bağlı olarak, büyük bir makineye bağlı olabilirsiniz.
Diyaliz ile birlikte düşük potasyum, düşük tuz diyeti izlemeniz gerekebilir.Diyaliz böbrek yetmezliğini tedavi etmez, ancak düzenli olarak planlanan tedavilere giderseniz hayatınızı uzatabilir.
Böbrek nakli, nakledilen böbrek normal çalışabilir ve diyaliz artık gerekli değildir. Vücudunuzla uyumlu bir donör böbrek almak için genellikle uzun bir bekleyiş vardır. Yaşayan bir donörünüz varsa, süreç daha hızlı gidebilir. Vücudun yeni böbreği reddetmesini önlemek için ameliyattan sonra immünsüpresif ilaçlar almalısınız. Bu ilaçların bazıları ciddi olan kendi yan etkileri vardır. Ameliyatın başarısız olması da mümkündür.
Sodyum, işlenmiş etler ve diğer böbrek hasarına neden olan gıdalarda düşük olan sağlıklı bir diyet, böbrek hasarı riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Karnabahar, yaban mersini, balık, kepekli tahıllar ve daha fazlası gibi doğal olarak düşük sodyumlu taze malzemeler yenilmelidir. Bol miktarda sıvı tüketilmelidir.